Hyalüronik Asit Dolgu Uygulamaları

Cildimizin temel yapıtaşlarından birisi hyalüronik asittir. Cildimizde bulunan hyalüronik asit, çeşitli nedenlerle yıllar içerisinde azalmaya başlar. Hyalüronik asit eksilmesi ilk olarak ince kırışıklıklar şeklinde kendisini gösterir. Henüz kırışıklıkların oturmadığı bu evrede cilde hyalüronik asit içerikli maddelerin yüzeyel enjeksiyonu hem cilt kalitesini arttırır (cilde nem, parlaklık, dinç bir görünüm sağlayarak) hem de kırışıklıkların derinleşmesinin önüne geçer. Cildin daha kaliteli yaş almasının ilk basamağı hyalüronik asit içerikli ürünlerin yüzeyel enjeksiyonudur. Eğer ciltteki çizgiler belirginleşmeye başladıysa yine hyalüronik asit içerikli maddelerle, bu kez problemli görünen alana yönelik özel enjeksiyonlar yapılarak cilt kalitesi ve görünümü iyileştirilir. En sık uygulamaya ihtiyaç duyulan bölgeler burun kenarlarından ağız kenarlarına doğru uzanan nazolabial oluk denilen bölge, gözaltında oluşan morluk ve torbalanmalar, incelmiş ve kontörü düzensizleşmiş dudaklar, bozulmuş çene hattı, çökmüş elmacık kemikleridir. Matlaşan gözaltı ve cildi daha parlak ve genç görünüme kavuşturmak da en sık ihtiyaç duyulan hyalüronik asit uygulamalarındandır. Kullanılan hyalüronik asit içerikli enjeksiyon materyalleri vücutla uyumludur. Herhangi bir yan etkisi yoktur. Vücutta kalıcı bir değişikliğe sebep olmaz, uygulanan maddenin cinsine ve hastanın kişisel özelliklerine bağlı olarak 6 ila 18 ay arasında kalıcılığı vardır. Zamanla vücut tarafından eritilirler. Tekrarlayan uygulamalarda cilt kalitesindeki iyileşme ve kalıcılık süresinde uzama gerçekleşir. Yani tekrarlayan uygulamalarda uygulamadan önceki sağlıksız görüntüye geri dönüş olmaz. Dolayısıyla her enjeksiyon aslında kişinin yıllar içerisinde daha güzel yaş alması için kendi cildine yaptığı önemli bir bakım ve hatta yatırımdır. Cildi yıpranıp bozulmadan hyalüronik asit desteğine başlayan hastalar, uzun vadede uygulamalardan en çok fayda görecek hastalardır.